Kayıtlar

Darmadağınık #1: İntihar Üzerine

İntihar dediğimiz durum oldukça sübjektif ve üzerine konuşulması zor bir  durum. Yani bundan böyle konuşacaklarım fert fert herkesi bağlamayacak ve daha çok benim düşüncelerim eksenli olacaktır. Dediğim gibi, zor mesele. Bu yüzden de intiharı failinden bağımsız olarak iyi-kötü, doğru-yanlış, rasyonel-irrasyonel olarak nitelemek de ilk etapta kolay iş değil. Bilhassa olayın din boyutunu hesaba katmayınca iş, içinden çıkılamaz bir hal alıyor. Sadece etik mahiyetini yorumlamak değil, faaliyete geçirilmesi bakımından da zor bir meseledir intihar. Neticede ortada kıymık batmasına bile tahammülü olmayan canımızın kıyamete dek söndürülmesi söz konusu. Hatta bu durum bana baya ironik de gözükür. Kafasında kimi zaman bir öç alıyormuşçasına gurur hissiyle kendini imha senaryoları kuran kardeşimiz boğazına bir şey takılınca onu oradan çıkarana kadar akla karayı seçer. Ne oldu? Bırak o lokma kalsın boğazında, hazır sen de ölmeyi istiyordun.. Yani her ne kadar intihar düşünceleri zihinde dans e...

Sulh ve Silah

Resim
  Susacak elimdeki silah İşitilince o nidâ Eşhedu en'la ilahe illallah. Ve göndere çekilecek sulh Bir hilâl tam olunca Muhammeden abduhu ve rasûluh. -SON-

Ağu

Resim
Hayatım türlü ağularla çevrelenmişken                            Boynumu, kesik boynumu Israrla tutan ellerime hayret ediyorum Şahdamarımı birleştirmeye çalışan parmaklar Bilmem neresinden saplı bu hayata Aklım giderken sele kapılmış Israrla düşen damlalar yanaklarımdan Burkuluyor geçirdiğim günlere. Ve her günahı sırtlanışımda Belim bükülür, Ağır gelir bu dünyayı yutkunmak Bu ağuyu kendi kuyruğumdan çıkan Yine kendi kalbime saplamak. Sökmeyecek şafaklar uğruna akıtılan Bu irin gözden Boğazıma inince beni tere kana boğar Sayfa sayfa kaderim uzaktan bakarken bana Her dem güneşe gülümseyen günebakanlar Kaşlarını çatar ve sivri dişleriyle Tehditler savurur varlığıma. Yayından fırlayan her ok Namludan çıkan her kurşun Dilden dökülen her ağıt İlkin benim boğazıma saplanır. Yıldızlar söner de düşer ilk benim başıma Şimşekler çakar hayatımın isli bacasının üzerinden Âmâ olurum ilerleyemem Ne karanlıkta ne aydınlıkta. Gezinir...

Bir Sabah

Resim
  Belki bir sabah kalkarız ki sevgilim Dünya yok olmuş. Her şey olabildiğince yeşil Sen ben koşalım diye serili bozkırlar Ve yaşlanmak durmuş. Ertelenen her şey, yarıda kalan, bölünen Ne varsa sonuna varılamayan Hepsini en baştan alacağımız vakit gelmiş. Bir sabah kalkarız ki sevgilim Bakarsın her taraf saflık, duruluk ve birlik Ve ayrılık bizden ilelebet gitmiş. Bizi kollayan şu ecel Başımızda muhafız gibi dikilen ölüm Uzadıkça uzayan şu zaman ve mekan Ve belki göğün karanlığı gitmiş  Yalnız yıldızları kalmış. Demir çekilmiş, silahlar susmuş, kan durulmuş Bir tek esenlik, dirlik ve ikimiz Bir sabah kalkarız ki sevgilim Dünya yok olmuş. -SON-

Ağaran

Resim
  Sana her baktığımda Gözlerindeki buğu görüşümü perdelediği zaman Senden damlayan kan bendeki oyuğu derinleştirdikçe Nefretim katmerleniyor. Bin kere inşa edilmiş bir kenti yeni baştan yıkıyorum Yeni baştan ölüyor doğurduğun tek çocuk Ne vakit görsem senin ağardığını Katmerleniyor içimdeki nefret. Gazze'ye.

Sabah-Akşam Zikirlerini Yapmak İçin 10 Neden

Resim
1. Allah'ın Emrini Yerine Getirmek İçin Allah azze ve celle peygambine ve müminlere kendisi zikretmelerini 15'in üzerinde ayette emretmiştir. Ayrıca Nebi'ye (sav) bu iki vakitte kendisini zikredenlerle beraber olmasını emretmiştir. 2. Allah'ı Tesbih Eden Mahlukata Eşlik Etmek İçin Allah azze ve celle zikri sadece insanlara mahsus bir ibadet kılmamıştır, bilakis dağlar ve kuşlar da dahil olmak üzere tüm mahlukata mahsus kılmıştır. Allah azze ve celle şöyle buyuruyor: "Biz dağları onun emrine verdik, sabah ve akşam onunla beraber tesbih ederlerdi. Ve toplanmış, sürüler halinde kuşları (verdik). Hepsi onunla beraber (tesbih eder, Allah'a) yönelirlerdi". Rasul (sav) ise şöyle buyurmuştur: "Hiçbir güneş doğmaz ki o an muhakkak Allah'ın tüm mahlukatı O'nu tesbih eder, şeytanlar ve ahmak insanlar müstesna." (İbn Sünni) 3. Kainat Üzerinde Tefekkür Ederek Allah'ın Yüceliğini Takdir Etmek İçin Hususi olarak bu iki zaman diliminde, gece yerini g...

Su ve Ateş

Resim
Günübirlik insanlar, günübirlik insanlar, günübirlik Tek kullanımlık insanlar, tek bakışmalık, tek sevişmelik Aynaya anlık yansıyan insanlar İşte görüyorsun ya Bu düne karışacak olan son gün Şahit olduğumuz birlikte Bu da elimize doğan son güneş Bu koşturduğum son sokak Bu ev uğradığım son adres. Bu eller kapını tıklatan son eller Bu nefes son nefes İşte gidiyorsun ya Ölüyorsun da. İnsan yaşıyorken tutsaktır Kafesimi terk ediyorsun İnsan yaşıyorken tutsaktır Bir eve tutsaktır, bir kitaba, bir şarkıya Zincirine tutsaktır kişi Kiminin pırıl pırıl kiminin paslıdır Yaşamışsa beli bükülmüştür Yaşamamışsa yetmişinde de diktir kişi. Yaşamamışsa, ah yaşamamışsa Ya ölmüşse ruhu, ayakta ölmüşse Nereye gömmeli?   Bir orman yangını gibi buldum seni Ezbere bildiğin bir yangın gibi buldum Yakmakla kalmadım yandım işte Benim küllerimi Bir ceylanın bakışında Bir geyiğin ürkekliğinde ara. Ateşin görevi yakmaktır halbuki Alev elbet kül olmak ister Kül olmak içinse birlikte yanmak Oysa ateş ile su.. ...

Sonlarıma Doğru Bir Yazı

Resim
Vakit, Geceden sabahın sıyrıldığı vakit Bense ev kadınlığımı takınmışım, eğreti durmuş Ağzımda bir ekmeği gevelerken Annemi beklerken sofraya İşte! Kapıda bir angarya. Rütbeyle boy atan cüceler Olanca ısrarlarıyla kapımı çalmakta. Sorgu vakti, soruşturma vakti belli Pişmanlığımın altına attığım ıslak imza Plastik eldivenlerle toplatacak kelimelerimi Tekrar bir bulantı, bir tiksinti olacağım Elleriyle banar gibi bir tekne kusmuğa. Açılacak tekrar süngülü dosyalar Deliller tamam mı? Sahi, beni ele veren neydi acaba Mahalle düğününe çelenkle gidişim mi? Bir cenazede çalan bandoya itirazım mı? Ne? Yakamın üzerine düşen bir damla yaş mı beni ele verdi Yoksa dudağımın kenarını ısırışım mı? Tırnak izleri mi avuçlarımda Bunlar mı beni teslim edecek O et dişleyen kambur adama? Kim beni ele verecek Hangi günahım, ne vakit uyanışım Hangi türküm çiğneyip durduğum ağzımda Dürtüşlerim, gıdıklayışlarım mı bu halkı Yarasa olduklarına iman ettirilmiş Gözleri karanlığa belertilmiş bu halkı.. Beni hangi ...

Tüfek, Mikrop ve Çelik

Resim
Enfal Suresi'nde insanlara çağrıda bulunan bir ayet var. Bu ayette henüz ortaya çıkarılmamış birçok hazine bulunuyor. Ayetin meali şöyle: "Onlara karşı gücünüz yettiğince kuvvet hazırlayın." Bu ayet Müslümanlar Bedir Savaşı'nı kazandıktan sonra indirilmiştir. Bedir Savaş'ı bitmiş, Müslümanlar kazanmış, düşman alt edilmiş ve birçok ganimet elde edilmişti. Müslümanların sevinç ve kutlama günüydü. Uzun zamandan beri ilk kez böylesine büyük ve güzel bir haber almışlardı. Ve Allah bu zaferden hemen sonra dedi ki "Onlar için kuvvet hazırlayın." Aslında Allah'ın bu ayeti savaştan önce indirmesini bekleriz, savaştan sonra değil. Ama Allah, onlar zafer kazandıktan sonra kuvvet hazırlamalarını emir buyuruyor. Aslında Allah azze ve celle burada düşmanın tekrar geleceğini, saldırıların bitmeyeceğini bildirmiş oluyor. Ayrıca bu emirle, bu zaferin gelecek savaş için yeterli olmadığını, daha fazla hazırlığa ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Çünkü her zaferin ardında bek...

Merhaba Ya Ramazan

Resim
  En mübarek ay olan Ramazan'ın hakkını verebilmek için bir planınız olsun. Ramazan için günlük programlar hazırlayın. Allah celle ve ala ile güzel bir zaman geçireceğinizi bilerek mutluluk ve heyecan duyun. Şartlarınıza göre belki de hafta içi olan programınız hafta sonu programınızdan farklı olabilir. Salih amellerle meşgul olmaya azmedin, çünkü boş zaman öldürmek günaha düşmeyi kolaylaştırır.  Ramazan Programınıza Neler Ekleyebilirsiniz? 1. Namaz •  Sünnetleriyle beraber günde beş vakit namazı vaktinde kılma hususunda dakik olun ve başlama tekbirinden önce orda olmaya gayret edin. • Gece kıyamı (Teravih & Teheccüd). Oruç tutmanın yanı sıra gece kıyamı Ramazan'ın gözde amellerindendir. Yılın bu ayı içinde gerçekten Kur'an ile doğrudan bir bağ kurabileceğiniz bir aydır. Kur'an' yavaşça tilavet edin, ayetleri tekrar edin ve o duyguyu kalbinizde hissedin. Allah'ın sizinle doğrudan konuştuğunu düşünün. • Duha namazı. Bu namaz güneşin doğuşundan takriben 15 dak...

Something Inside Us

Resim
Have you ever heard a voice which whispers to you constantly? If you have, keep reading this article because I will tell you how important it is. First of all, we may know that words and the way we use them are very crucial. The reason is that they have the ability of affecting us, our thoughts and our mood. It will be always different how we feel when we hear "I love you" and "You are disgusting". Actually they both are sentences which are made from words. However, their impacts on us are totally different. When we are told "I love you", we feel very happy, accepted and admired. On the other hand, if someone says "I hate you", at least we can start asking question about ourselves. If he is one of the those who we care and love, then probably we will be very sad and depressive. So, words.. some of them are made from iron, and some of them from cotton. As I said before, we are creatures that are highly affected by words, we are very sensetive to w...

Özdeğer

Resim
Bugün ki hutbede benim de sizlerin de hatırlamaya ihtiyaç duyduğumuz, Adem (as)'ın kıssasından bazı önemli dersler paylaşmak istiyorum. Sizinle iblis hakkında konuşmak istiyorum. Yaygın olarak insanlar Allah'ın, Adem'i yarattığına, sonra meleklere secde etmelerini emrettiğine, onların hepsinin itaat ettiğine ama iblisin itaat etmediğine inanır. Bu her insanın aşina olduğu, kıssanın özet versiyonudur. Fakat kıssa bu şekil ele alındığında kaçırdığınız çok öneml detaylar var Kur'an'da. Allah azze ve celle evvela tüm meleklere içlerinde iblisin de bulunduğu sırada onlara çamurdan bir insan yaratacağını duyurdu. Adem (as) henüz yaratılmamıştı ama yaratılacağı duyurulmuştu. Allah celle ve ala Adem'e ruh üflediği zaman meleklere secde etmelerin emretti. Bu konuşmanın ilk etabına odaklanmanızı istiyorum. Allah,  babamızı yaratacağını da yaratılış aşamalarını da açıkladı. Allah celle ve ala evvela onu çamurdan yaratacağını söyledi. Dünyada çamurdan yaratılmış olan tek v...

Hüsn-ü Zan

Resim
Kutsi bir hadiste Allah subhanehu ve teala bize şöyle der: "Ben kulumun zannı üzereyim." Bu çok derin bir ifade. Bu ifade hayatımızı değiştirebilir çünkü Allah kendisinin bizim zannımız üzere olduğunu söylüyor. Bizler Allah subhanehu ve teala hakkında güzel düşünen insanlar olmak zorundayız. Allah'ı tanımak açısından çok basit bir konu hakkında konuşmak istiyorum ki bu konu bir insana tüm hayatını yönlendirmesi hususunda yardım edebilir. Bu konu Allah hakkında hüsn-ü zanda bulunmaktır. Hüsn-ü zan ise Allah subhanehu ve teala hakkında olumlu bir düşünce yapısına sahip olmak, Allah'tan her zaman olumlu ve iyi olanı ummak manasına gelir. Bu konsept ve ne anlama geldiği, devamında ise bunu nasıl hayatımıza geçirebileceğimiz ve hayatımızdaki etkileri hakkında konuşmak istiyorum.  Size bir analoji vereyim. Annenizin sizi bir yerden almaya geldiğini hayal edin. Arabaya biniyorsunuz ve anneniz arabayı sürmeye başlıyor. Nereye gittiğinizi anlayamadığınızdan ötürü ona nereye gi...