Kayıtlar

Taalluk

Resim
  Allah ile bağımız var mı? Aslında soru şu olmalı; bağ veya bağlılık nedir? Arapça'da buna التعلق با الله derler. Taalluk basitçe bağ demektir. Bir jinekolog olarak söyleyebilirim ki bunu anlamanın en iyi yolu bir bebeğin oluşumuna bakmaktır. Anne karnında bebeğin ilk evrelerinden biri ''alaqa'' diye adlandırılan evredir. Aslında bilirsiniz bu Kur'an'da da geçer. Alaqa bir parça kandır, onu göremezsiniz bile. O gelip rahme yapışacağı, yani ona bağlanacağı zaman şayet bunu yapamazsa ne olur biliyor musunuz? Ölür.. Düşük meydana gelir.  "Alaka" ve "taalluk" aynı kökten türemiştir. Tüm kalbinizi ve zihninizi buraya vermenizi istiyorum: Bu bir parça küçük kan iyi bir bağlantı kuramazsa, düşük oluyor ve bebek ölüyor. İşte bu durum benim ve sizin Allah ile nasıl bir bağ kurmamız gerektiğini anlatıyor. Acaba öyle miyim, öyle miyiz? Eğer Allah ile bir bağım yoksa, ölüyüm demektir. Bütünüyle, psikolojik olarak, duygusal ve ruhsal olarak ölüyüz de...

Eve Dönüş

Resim
Bir zamanlardı indik dünyaya Tattık tuzlusundan acısından Ve çokça tatlısından Ya Rab, huzurunda eğilmek için Çizdin boyadın bizi anamızın karnında Geldik ve senden ayrılış hırpaladı en çok sadrımızı Parçadan bütüne bizi birleştirdin Sana kavuşmak için Tekrar ayrılmak gerekti parçalara. Ya Rab, içimde bir haykırış var Bir inleyiş kulaklarda uğuldayan Burulmuş bir dudak var Ve durgun bir deniz  Sadece seni ummakla dalgalanan. Ya Rab, biliyorsun Ben dağlarla ve ovalarla bir şey paylaşıyorum Bir ince ezgi temas ediyor acıtıyor beni Dağlardan da eski ruhumu Körpecik bir bedende gezdiriyorum. -SON-

Bir Savaş Nasıl Kazanılır, Nasıl Kaybedilir?

Resim
Hamd, başta da sonda da Allah içindir yalnızca. Dünya bir harp meydanıdır. İnsanoğlu Adem'in sulbünden dünyaya indirildiğinden bu yana savaş başlamış, hiç dinmemiş, bazen durulmuş, bazen kızışmış ama hiç bitmemiştir. İnsanlar sadece birbirleriyle savaşa girmemiş aynı zamanda soyut varlıklarla da savaşmışlardır. En büyük savaşı ise insan bizzat kendisi ile vermekte. Dünyaya indik. Silahlarımızı kuşandık. Ya bu savaşı kazanacak ve cennet ganimetine vasıl olacağız yahut kaybedip alçaltılmış bir halde yenilgiler diyarını boylacağız. Bu savaşı nasıl kazanacağız? Düşman kim? Hangi cephedeyiz? Nasıl bir strateji izlemeli? Tüm bu sorulara savaşın Hakim'i yanıt veriyor. Ele alacağımız ayetler bir savaşın nasıl kazanılıp nasıl kaybedileceğine dair altın kurallar içeriyor. Gerçi ayetler savaş denince ilk akla gelen halini konu ediniyor, yani kıtal. Ama  dünya da bir harp meydanıdır demedik mi? "Musa’dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Hani onlar nebilerine demi...

Sevgi ve Karakter İnşası

Resim
Bir çocuğun muteber bir şahsiyete ve sağlıklı bir psikolojiye sahip olması için ihtiyaç duyduğu şey nedir? Müreffeh bir hayat mı, o ne isterse yerine getirmek mi, çeşit çeşit oyuncaklar mı, sertlik mi yoksa disiplin mi? Bunların hiçbiri doğru cevap değil. Bir çocuğun hem çocukluk çağında hem de yetişkinliğinde sağlam bir karaktere ve psikolojiye sahip olması için gerekli olan tek şey sevgi ve sevginin beraberinde tabii olarak gelecek olan ilgidir/değer vermektir. Peki neden sevgi ve ilgi bu mevzuda iki temel sac ayak? Niçin eğitim, okul, becerikli öğretmenler ve hatta anne yahut baba da değil? Evet, anne ve baba da tek başına yeterli olmuyor. Hatta bilinçsiz bir ebeveynlik hasta insanlara, hasta insanlardan da hasta bir topluma sebep oluyor. Kuru kuruya ne anne ne de baba bir işe yarıyor. Eğer onurlu ve şahsiyetli insanlar yetiştirmek istiyorsak  evvela onlara verilmesi gereken şey sevgidir. Bakın size bir deneyden bahsedeceğim. Bu deney iki grup çocuk üzerinde yapılıyor. Bir grup ...

Söz Ola Kese Savaşı Söz Ola Kestire Başı

Resim
  " Müminler der ki: '(Savaşın hükmünü ve sevabını anlatan) bir sure indirilseydi ya!' İçinde savaşın zikredildiği muhkem bir sure indirildiğinde, kalplerinde hastalık bulunanların, (ölüm korkusundan peyda olmuş) baygın bakışlarla sana baktığını görürsün. Korktukları başlarına gelsin!" "İtaat edip güzel söz söylemeleri (gerekirdi). İş ciddiyet kazandığında, Allah’a sadakat gösterselerdi, bu onlar için daha hayırlı olurdu." (Muhammed/20-21) Bilindiği üzere Allah bizleri sınayacak ve haberlerimizi ortaya çıkaracaktır. Bu sınamalar/imtihanlar kimi zaman güzelliklerle kimi zaman da musibetlerle olabilir. Bazen düşünmeden söylediğimiz, vaatlerde bulunduğumuz şeyleri gün gelir Allah önümüze serer ve nasıl davranacağımızı görmek ister. Allah kimi zaman da insanı iddiasından vurur. Şöyle ya da böyle, imtihanlara uğrayacağımız, fitnelere duçar olacağımız aşikardır. Peki müminler olarak bu imtihanlara nasıl yaklaşmalı, öncesinde neler yapmalı, imtihan esnasında nasıl ...

Burçlar

Resim
Astroloji, gök cisimlerinin ve astronomik fenomenlerin insan karakteri ve kaderi üzerine bilgi edindiğini iddia eden bir tür falcılıktır. Yunanca yıldız anlamına gelen 'astro' ve bilgi  anlamına gelen 'logos' kelimelerinden türetilmiştir. Astroloji ile ilgilenen insanlara ise astrolog ismi verilir, yani yıldız falcıları. Astrologlar, güneşin ayın ve gezegenlerin insanın yaşamı, karakteri ve kaderi üzerinde etkileri olduğunu ve buradan hareketle bir kişinin geleceğinin kestirilebileceğini iddia ederler. Görüldüğü üzere astrologların iddia ettikleri şey yenilir yutulur gibi değil. ''Gezegenlerin insan kaderine etkisi ve astrologların insan geleceğinden haber vermesi.'' Bu iddialara ilmi ve fenni olmak üzere iki cihetten yaklaşıp falcıların iddialarına yakından bakacağız. Astrolojinin bir bilim dalı kabul edilmediğini bilimle az da olsa alakadar olanlar bilir. Astronomi ile karıştırılmasın lütfen. Astrologlar gezegenlerin ve yıldızların insan üzerinde etkis...

Ağrının Kucaklanışı

Resim
Yüzüm çarpardı benim inince çarşılara Minarelere, seyyarlara ve broşürlere Her yanı kaplardı et, saç, tırnak, rakı Sabaha doğru inince çarşılardan Göz kapaklarım düşerdi Görünce selaya kulak veren kuşları.. Yüzüm çarpardı benim boyalı insan bakışlarına Gözlerime değsin isterlerdi gözleri Ve payımı alırdım Ya bir arzu, ya sırıtkan bir bakış ya tabanca. Geçerken kadınların yanından Gebe kokardı her yanım Yahut çarşaf, örgü ve pranga Geçerdim kenarından soğuk avluların Ahşap evlerin, tatsız telaşelerin Ben bakardım onlar yüz çevirirdi Ne de olsa mevsimleri kıştı Benim ise putları eriten bir şeydi bakışlarım Dünyanın bekaretini bozandı. Eser geçerdim aralarından  Tam avluya girecekken  Bir atlı çıkagelirdi Dik baş, devrik göz, o mağrur eğim ve bir ses, ''Ağrıyı kucakla.'' İnsanları bu yüzdendir kucakladığım Bu yüzdendir mızraklara saplandığım Velhasıl, neydi ki insan iki kol iki bacaktan başka? Anladım çok sonra doğanla ölenin ortaklığını Anladım insan kimdir Bir arza baktı...