Ağu
Hayatım türlü ağularla çevrelenmişken Boynumu, kesik boynumu Israrla tutan ellerime hayret ediyorum Şahdamarımı birleştirmeye çalışan parmaklar Bilmem neresinden saplı bu hayata Aklım giderken sele kapılmış Israrla düşen damlalar yanaklarımdan Burkuluyor geçirdiğim günlere. Ve her günahı sırtlanışımda Belim bükülür, Ağır gelir bu dünyayı yutkunmak Bu ağuyu kendi kuyruğumdan çıkan Yine kendi kalbime saplamak. Sökmeyecek şafaklar uğruna akıtılan Bu irin gözden Boğazıma inince beni tere kana boğar Sayfa sayfa kaderim uzaktan bakarken bana Her dem güneşe gülümseyen günebakanlar Kaşlarını çatar ve sivri dişleriyle Tehditler savurur varlığıma. Yayından fırlayan her ok Namludan çıkan her kurşun Dilden dökülen her ağıt İlkin benim boğazıma saplanır. Yıldızlar söner de düşer ilk benim başıma Şimşekler çakar hayatımın isli bacasının üzerinden Âmâ olurum ilerleyemem Ne karanlıkta ne aydınlıkta. Gezinir...